İran ve ABD arasındaki gerilimli söz düellosu perşembe günü yeni bir aşamaya ulaştı. İran, ABD'nin sivil altyapıyı hedef alan tehditlerini uluslararası hukuka aykırı bulurken, Washington yönetimi Tahran'a nükleer müzakerelerde uzlaşmazsa bedelin ağırlaşacağı mesajını verdi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakıri, ABD'li yetkililerin İran'ın sivil altyapısına yönelik saldırı olasılığına dair açıklamalarını şiddetle kınadı. Bakıri, bu tür tehditlerin uluslararası insancıl hukukun temel ilkelerini ihlal ettiğini savundu.
Yaptığı yazılı açıklamada "Hiçbir emir, bir savaş suçu işlenmesini meşru kılamaz" ifadesini kullanan Bakıri, üst düzey talimatlara dayanmanın failleri cezai sorumluluktan kurtarmayacağını vurguladı.
Bakıri, mevcut ABD yönetimini uluslararası insancıl hukukun temellerini baltalamakla ve savaş odaklı politikalar uğruna medeniyetin değerlerini feda etmekle suçladı. Köprüler ve enerji santrallerinin yok edilmesine izin veren her politikanın yasa dışı bir eylem ve savaş suçu olacağını belirtti. Bu tür eylemleri toplu cezalandırma ve misilleme olarak niteleyen Bakıri, bunların hem uluslararası hukuk hem de ABD yasaları kapsamında açıkça yasaklandığını kaydetti.
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, düzenlediği basın toplantısında İran'ın şu anda Washington ile bir anlaşmaya varmaya hazır olduğuna inanmadığını söyledi. Rubio, Başkan Donald Trump'ın Tahran ile müzakerelerden sorumlu olmaya devam ettiğini ve tüm ABD müzakere ekiplerinin başkanın talimatları doğrultusunda çalıştığını belirtti.
İranlı liderler "akılcı bir yola" dönene kadar "İran'ın ödeyeceği bedelin her gece daha da ağırlaşacağı" uyarısında bulunan Rubio, İran'ın her gün ABD ile temas kurarak anlaşma yapmaya çalıştığını, ancak daha sonra tutumunu değiştirdiğini öne sürdü.
Tahran'ın halihazırda benzeri görülmemiş zorluklar yaşadığını ifade eden Rubio, İran taahhütlerini yerine getirmeye hazır olmadığı sürece hiçbir anlaşmanın sağlanamayacağında ısrar etti. İran'ın şu anda anlaşma imzalamaya hazır olmadığını söylemekle birlikte bunun yakın gelecekte değişebileceğini belirtti ve Washington'un hedefinin İran'ın nükleer tehdidini ortadan kaldırmak olduğunu yineledi.
Rubio ayrıca Tahran'ı, Hizbullah ve silahlı milislere terörizmi teşvik etmek için mali destek sağlamakla suçladı. Bölgesel gelişmelere de değinen Rubio, Yemen'deki İran destekli Husilerin çatışmaya dahil olduğunu söyledi ve grubun saldırılarını durdurmasını umduğunu ifade etti. Suudi Arabistan'ı ABD'nin kilit stratejik ortağı olarak nitelendiren Rubio, Riyad'ın barışçıl amaçlarla nükleer enerji arayışında olduğunu ve krallıkla sivil bir nükleer anlaşma yapmanın mantıklı bir karar olduğunu söyledi.
Diğer taraftan İran Devrim Muhafızları, perşembe günü yaptıkları açıklamada, devam eden bölgesel çatışma kapsamında Ürdün'deki bir dizi ABD askeri sistem ve tesisini hedef alarak imha ettiklerini duyurdu. İran devlet televizyonunda yayınlanan açıklamaya göre, vurulduğu iddia edilen hedefler arasında bir THAAD füze savunma radarı, bir Patriot hava savunma sistemi, askeri tesisleri korumak için kullanılan bir C-RAM radarı ve bir helikopter hangarı yer aldı.
Muhafızlar, bu saldırıları Tahran ile Washington arasındaki mevcut askeri çatışmaya İran'ın verdiği yanıtın bir parçası olarak nitelendirdi. Ancak ABD'li yetkililer, İran'ın bu iddialarını doğrulamadı veya bildirilen hasar hakkında yorum yapmadı. Ürdün ordusu ise dört İran füzesi ve altı insansız hava aracını önlediğini açıkladı.