İran, Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğini durma noktasına getirdikten sonra, Yemen'deki Husiler vasıtasıyla Kızıldeniz'e açılan Bab el-Mendeb Boğazı'nı da hedef aldı. Bu stratejik hamle, Washington'a karşı ikinci bir cephe açarken, dünyanın en hayati iki enerji geçidini aynı anda riske atma potansiyeli taşıyor.
Husilerin siyasi büro üyesi Muhammed el-Farah, İran'ın Press TV sitesinde yer alan açıklamasında, Suudi Arabistan'ın Yemen'e saldırılarını sürdürmesi halinde Bab el-Mendeb Boğazı'nı kapatmaya hazır olduklarını duyurdu. El-Farah, böyle bir adımın petrol fiyatlarını varil başına 200 dolara kadar fırlatabileceği uyarısında bulundu.
Analistler İran'ın stratejisini değerlendirdi
Orta Doğu uzmanı Fawaz Gerges, Reuters'a yaptığı değerlendirmede İran'ın sonuna kadar gitmeye hazır olduğunu söyledi. Gerges, Tahran'ın Washington'a her iki kritik geçiş noktasını aynı anda tehdit edebileceğini gösterdiğini ve çatışmayı küresel enerji ticaretini tehdit eden bir meydan okumaya dönüştürdüğünü belirtti.
King's College London Güvenlik Çalışmaları Okulu'ndan Andreas Krieg ise son Husi tehdidini İran için Hürmüz'den sonraki "bir diğer nükleer seçenek" olarak nitelendirdi. Krieg, Washington'un İran'ın kritik altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırması halinde Tahran'ın Yemen'deki müttefikleri aracılığıyla Bab el-Mendeb'i kapatarak ekonomik şoku katlayabileceği uyarısında bulundu.
Husilerin daha önceki saldırıları
Husiler, Gazze savaşının Ekim 2023'te başlamasının ardından Filistinlilere destek amacıyla İsrail bağlantılı gemileri hedef aldıklarını belirterek Kızıldeniz'de ticari gemilere saldırılar düzenlemişti. Bu kampanya, büyük nakliye şirketlerini gemilerini Afrika'nın güneyine yönlendirmeye zorlamış ve taşıma maliyetlerini artırmıştı.
Körfez ülkelerinin diplomasi algısı
Suudi Arabistan merkezli Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Abdulaziz Sager, Körfez ülkelerinin İran'la diplomasinin sınırlarına ulaştığına giderek daha fazla inandığını ifade etti. Sager, Husilerin Bab el-Mendeb'de seyrüseferi aksatma kapasitesini koruduğunu ancak Tahran'dan net bir yönlendirme olmadan tırmanışa geçmelerinin düşük ihtimal olduğunu belirtti.
ABD'nin İran içlerine yönelik saldırıları derinleşirken Husilerin eş zamanlı olarak tırmanışa geçtiğine dikkat çeken analistler, Tahran'ın çatışmayı genişleterek küresel ticaret ve enerji tedariki üzerindeki tehdidi Körfez'in ötesine taşıdığını vurguluyor.