İsrail yönetimi, binlerce Filistinli esirin tutulduğu bir hapishanenin etrafını timsahlarla çevirme projesine yasal zemin hazırladı. Çevre Bakanı Idit Silman, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in önerisi doğrultusunda, timsahların yasal tanımını 'vahşi hayvan'dan 'yetiştirilmiş vahşi hayvan' kategorisine aldı. Bu değişiklik, Negev Çölü'nde bulunan Ktzi'ot Hapishanesi çevresine timsah yerleştirilmesinin önündeki engeli kaldırdı.
İsrail Kanal 13'ün aktardığı habere göre, Doğa ve Parklar Kurumu'nun karşı çıktığı plan için yasal düzenleme yapıldı. Ben-Gvir, 'timsah hapishanesi' fikrini ilk olarak geçen Aralık ayında Cezaevi Hizmetleri Komiseri Kobi Yaakobi ile yaptığı bir toplantıda ortaya atmıştı. Bakan, kaçış girişimlerini engellemek amacıyla yüksek güvenlikli bir cezaevinin timsahlarla çevrilmesini önermişti.
Teklifin ardından cezaevi yetkilileri, İsrail'in en büyük timsah çiftliğine ev sahipliği yapan Hamat Gader tesisinde incelemelerde bulundu. Yetkililer, timsah satın alma ve bakım süreçlerini değerlendirdi. Küçük bir timsahın maliyeti yaklaşık 8 bin dolar, yetişkin bir timsahın fiyatı ise 20 bin dolar seviyesinde.
İsrailli gazeteci Amit Segal, Çevre Koruma Bakanlığı'na ait 15 Temmuz 2026 tarihli resmi bir belgeyi yayımladı. Belgede Bakan Silman'ın imzasıyla timsahların 'yetiştirilmiş vahşi hayvan' sınıfına alındığı ve ruhsat, işaretleme, denetim gibi koşullara tabi tutulduğu görülüyor. Segal, kararın İsrail Cezaevi Hizmetleri'ne timsah bulundurma ve bunları belirlenen güvenlikli cezaevi etrafına yerleştirme yetkisi verdiğini, bunun Ben-Gvir ile Silman arasındaki bir mutabakat çerçevesinde gerçekleştiğini ifade etti.
Ben-Gvir ise Telegram hesabından bir timsahla yan yana çekilmiş fotoğrafını paylaşarak, "Bakan Ben-Gvir ve Bakan Silman, cezaevlerini timsahlarla çevirmek için iş birliği yapıyor" ifadelerini kullandı. Gönderide, "Lanetli sabotajcı, kaçmayı düşünüyorsan bir daha düşün" mesajı yer aldı.
Filistinli esir kurumlarının son verilerine göre İsrail hapishanelerinde yaklaşık 9400 Filistinli ve Arap esir bulunuyor. Bunların 99'u kadın, 350'den fazlası çocuk ve 3244'ü idari tutuklu. Kurumlar, esirlerin işkence, açlık, tıbbi ihmal ve hücre hapsi gibi ağır insanlık dışı koşullarla karşı karşıya olduğunu, Gazze'ye yönelik savaşın başlamasından bu yana onlarca esirin cezaevlerinde hayatını kaybettiğini belirtiyor.