Dubai’den Tel Aviv’e giden Flydubai uçağında yaşanan olay, İsrail’de hem uçuş güvenliğine ilişkin endişeleri hem de Başbakan Binyamin Netanyahu’nun açıklamalarına yönelik siyasi tartışmaları artırdı. İsrail’de yayımlanan bir gazete, gelişmelerin erken uyarı mekanizmaları, güvenlik tedbirleri ve istihbarat hizmetlerindeki aksaklıklara işaret ettiğini savundu.
Ürdün hava sahasındaki uçak önce 7700 genel acil durum kodunu, ardından uçak kaçırma anlamına gelen 7500 kodunu gönderdi. İsrail televizyonlarındaki yayınlarda, olayın iki pilot arasındaki kavgadan kaynaklandığı ve Umman vatandaşı olduğu öne sürülen yardımcı pilotun kaptan pilota bıçakla saldırdığı iddia edildi.
Aynı yayınlarda yardımcı pilotun kaptana birden fazla kez saldırdığı, mürettebatla bazı yolcuların kokpite girerek müdahale ettiği ve yolcuların uçağın düşmesini önlediği öne sürüldü. Netanyahu ise pilotlardan birinin uçağı düşürmeye çalıştığına dair işaretler bulunduğunu söyledi.
Netanyahu’nun açıklamalarına yönelik eleştiriler
Gazete, Netanyahu’nun olaydan bir gün önce F-15 savaş uçaklarının önünde poz verdiğini ve düşmanların seçimleri sabote edeceğine ilişkin somut temelden yoksun, abartılı uyarılarda bulunduğunu yazdı. Bu açıklamaların ardından Netanyahu’nun kamuoyunda kafa karışıklığına ve muhalefetin sert eleştirilerine maruz kaldığı aktarıldı.

Değerlendirmede, Netanyahu’nun saldırıdan önce sivil havacılığa yönelik belirli bir tehditten haberdar olduğu iddiasının çelişkiler taşıdığı belirtildi. Gazete, böyle bir tehdit biliniyorsa neden gerekli önlemlerin alınmadığını, tehdit bilinmiyorsa Netanyahu’nun neden var olmayan bir tehlike oluşturduğunu sorguladı.
Netanyahu’nun kurtarılan yolcularla fotoğraf çektirerek kendisini öne çıkardığı, kriz ve trajedi durumlarında ise sorumluluktan kaçındığı yönünde eleştiriler de yayımlandı. Hükümetin olayı doğrudan İran’la ilişkilendirme girişimlerinin İsrail istihbaratı tarafından kanıt ve mantıktan yoksun bulunduğu ileri sürüldü.
Uçuş güvenliğine ilişkin endişeler
Flydubai uçağındaki olayın ardından İsrailliler arasında yabancı hava yolu şirketleriyle yapılan uçuşlara ilişkin endişelerin arttığı belirtildi. Yeni saldırı korkusu nedeniyle bazı hava yolu şirketlerinin İsrail seferlerini azaltabileceği veya geçici olarak durdurabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Hükümeti destekleyen medya kuruluşları ve Netanyahu taraftarlarının ise başbakanı, Batı’yı ve İsrail’i kurtaran özverili bir mesih gibi sunduğu aktarıldı. Aynı çevrelerin, girişim olduğu öne sürülen olayı Netanyahu’nun doğaüstü sezgisinin veya ilahi bir mucizenin sonucu olarak yansıttığı belirtildi.
Uçağın kokpitindeki kavgaya ilişkin farklı anlatımlar
Flydubai, Dubai-Tel Aviv seferini yapan uçağın kokpitinde çıkan kavganın nedeninin henüz netleşmediğini açıkladı. Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığının 1 Ekim tarihli açıklamasında ise Birleşik Arap Emirlikleri’nden güvenlik uzmanlarının da katıldığı ilk soruşturmada yardımcı pilotun pilota saldırdığının belirlendiği ve olayda her iki pilotun da yaralandığı bildirildi.
İlk tıbbi müdahalenin ardından pilotlar, Birleşik Arap Emirlikleri’nden güvenlik uzmanlarından oluşan bir ekibin eşliğinde Suudi Arabistan’dan ayrılarak Abu Dabi’ye gitti.