Lübnan Ulusal Haber Ajansı, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail'e ait bir insansız hava aracının (İHA) ülkenin güneyindeki Nebatiye el-Fevka bölgesinde bir araca güdümlü füzeyle saldırdığını duyurdu. Saldırıda araçta bulunan 4 kişi hayatını kaybetti.
Ajansa göre, saldırı aile evlerini kontrol ettikten sonra dönen 4 kişiyi hedef aldı. Ölenler arasında bir Lübnanlı okul müdürü, annesi, yabancı bir ev işçisi ve Suriyeli bir işçi yer alıyor.
Bu saldırı, 21 Haziran'da yürürlüğe giren Hizbullah-İsrail ateşkes anlaşmasının İsrail tarafından sürekli ihlal edildiği güney Lübnan'daki son vaka oldu. İsrail, saldırıların bölgedeki "Hizbullah'a ait askeri yapıları" yok etmeyi amaçladığını iddia ediyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında toplam 4 bin 319 kişinin öldüğünü, 12 bin 203 kişinin de yaralandığını açıkladı.
Lübnan Enformasyon Bakanı Paul Morqos, İsrail saldırılarının doğrudan maddi hasarının 3 ila 4 milyar dolar arasında olduğunu tahmin ettiklerini belirtti. Bu rakamın ekonomik kayıpları ve dolaylı hasarları kapsamadığını vurguladı.
Öte yandan İsrail ordusu, Lübnan'la imzalanan çerçeve anlaşmasını ihlal etmeye devam ediyor. Ulusal Haber Ajansı'na göre, Pazartesi günü güneydeki iki kasabada evleri havaya uçuran İsrail güçleri, bir gece önce de Mercayun ilçesine bağlı Hula beldesinde patlama gerçekleştirdi.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, "bazılarının fitne uyandırma çabalarına" rağmen "Lübnan'da iç savaşa yer olmadığını" söyledi. Aoun, İsrail'in güney topraklarını işgalinin sürmesinin Lübnan ordusunun konuşlanmasını engellediğini ve bunun hem Beyrut'un hem de Washington'un hedeflerine hizmet etmediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Aoun, "İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği bölgelerden çekilmesi için baskı yapılmasının önemini" vurguladı. "İşgalin devamının devletin meşruiyetini baltaladığını, ordunun konuşlanmasını engellediğini ve adil ve kalıcı barışın temellerini zedelediğini" kaydetti.
Lübnan hükümeti ile İsrail arasında 26 Haziran'da ABD arabuluculuğunda imzalanan çerçeve anlaşması, İsrail'in işgal altındaki tüm Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini ve Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını öngörüyor. Buna karşılık Hizbullah, anlaşmayı kesin bir dille reddettiğini, silahlarını teslim etmeyeceğini ve anlaşmadaki silahsızlanma şartının uygulanamaz olduğunu duyurdu.