New York Times'ta yayımlanan bir makale, İsrail'in 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısının ardından benimsediği "tam zafer" doktrininin, ülkeyi uluslararası alanda yalnızlaştırdığını ve en önemli müttefiki ABD ile ilişkilerinde ciddi bir gerilime yol açtığını öne sürdü.
Uluslararası Kriz Grubu'nda İsrail uzmanı olan Merav Zonszein tarafından kaleme alınan makale, İsrail'in askeri gücü ve Washington'daki lobi faaliyetlerinin artık eskisi gibi sorgulanmaz olmadığını savunuyor.
Sıfır toplamlı zafer anlayışı
Zonszein'e göre, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti, Gazze'yi yıkmakla yetinmeyip Lübnan, Yemen, Suriye ve İran'a uzanan bir askeri kampanya başlattı. "Savaşın sınırsız sürdürülmesi başlı başına bir hedef haline geldi" diyen yazar, İsrail yanlısı olmanın bu güvenlik yaklaşımını kabul etmek ya da sessiz kalmak anlamına geldiğini belirtti.
Makale, İsrail'in her eleştiriyi veya güvenlik sorununu varoluşsal bir tehdit olarak göstermesinin, gerçek tehditlerle abartılı olanları ayırt etme yeteneğini yok ettiğini vurguluyor. Askeri güç, diplomatik çözümlerin yerini alan otomatik bir tepkiye dönüştü.
Her tavizi "yenilgi" olarak gören bu zihniyetin, İsrail'i en yakın müttefiklerinden bile kopardığı ve siyasi liderleri çıkmaza soktuğu ifade ediliyor. Zonszein, "tam zafer"den daha azı –geçici bir geri çekilme ya da müzakere– siyasi intihar olarak görülüyor.
Washington ile ayrışma
Makaleye göre, bu yaklaşımın sonuçları artık açıkça görülüyor. İsrailliler, Beyaz Saray ile hükümetleri arasındaki mesafenin giderek açılmasını şaşkınlık ve öfkeyle izliyor. Ancak bu çatlağın ilişkilerin sonu anlamına gelmediği de belirtiliyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in sözleri, gerilimin boyutunu gözler önüne serdi. Vance, New York Times yazarı Ross Douthat'a verdiği demeçte, İsrail hükümetindeki aşırı sağcı bakanlara "her güvenlik sorununu cinayetle çözemezsiniz" diyeceğini söyledi. Haziran ayında katıldığı bir podcast'te ise İsrail hükümetini eleştirmekle antisemitizm arasında fark olduğunu vurguladı ve ABD ile İsrail'in çıkarlarının her zaman örtüşmediğine dikkat çekti.
Eski Başkan Donald Trump'ın da Netanyahu'ya "deli" dediği ve "artık herkes senden nefret ediyor" ifadesini kullandığı aktarılıyor. İsrail medyasındaki Netanyahu destekçilerinin ise bu açıklamalara hakaretle karşılık vermesi gerilimi tırmandırdı.
Zonszein, İsrail'in siyasi fırtınalara karşı bağışıklığı olmadığını ve kritik bir dönemeçte bulunduğunu belirtiyor: Ya güvenlik kavramını yeniden tanımlayacak ya da uluslararası desteği tamamen kaybetme pahasına mevcut yıpratma politikasını sürdürecek.