Yunanistan’ın İsrail’den hava savunma teknolojisi almak için imzaladığı 3,1 milyar avroluk anlaşma, Filistin ve Lübnan’a ilişkin tartışmaların yanı sıra ekonomik sonuçları bakımından da değerlendirildi. Anlaşma kapsamında orta ve uzun menzilli David’s Sling sisteminin tedarik edilmesi planlanıyor.
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, anlaşmanın ülkeyi "yeni bir gerçekliğe" taşıyacağını söyledi. Değerlendirmede, devletlerin olası saldırılara karşı kendilerini savunma hakkına sahip olduğu ve füze, savaş uçağı ile insansız hava araçlarına karşı korunmanın önem taşıdığı ifade edildi.
Achilles Shield kapsamında İsrail bağlantısı
İsrail’le yapılan anlaşma, daha önce başlatılan Achilles Shield hava savunma projesinin parçası olarak ele alındı. Projenin toplam bütçesinin 4,2 milyar avro olduğu ve yeni anlaşmayla bu kaynağın önemli bölümünün İsrail’e aktarılacağı aktarıldı.
Klaus Jurgens imzalı değerlendirmede, İsrail’in Yunanistan’ı projeye dahil etmesinin bölgesel ve siyasi sonuçlar yaratabileceği öne sürüldü. Filistin’deki eylemleri nedeniyle İsrail’e yöneltilen ağır uluslararası suçlamaların sürdüğü belirtilerek, savunma anlaşmasının kamuoyunun dikkatini başka bir yöne çekme amacı taşıyabileceği iddia edildi.
Yazıda İsrail’in Lübnan’a yönelik eylemleri üzerinden bölgesel istikrarsızlığı artırdığı da savunuldu. Anlaşmanın, Avrupa ve NATO ülkeleri arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştirebilecek bir politikanın parçası olabileceği öne sürüldü.
Finlandiya ve ABD’nin rolü
Finlandiya’nın David’s Sling sistemini 2027’den itibaren kullanmaya başlayacağı belirtildi. Değerlendirmeye göre Yunanistan ve Finlandiya’nın ardından başka NATO üyelerinin de İsrail üretimi hava savunma teknolojilerine yönelmesi, İsrail’in kendisini barış sağlayan bir ortak olarak göstermesine hizmet edebilir.
Metinde, anlaşmanın ABD’nin onayı olmadan gerçekleştirilemeyeceği ifade edildi. Buna gerekçe olarak, kullanılan teknolojinin üçüncü taraflara fikri mülkiyet aktarımı konusunda Washington’ın söz sahibi olması gösterildi.
NATO üyesi ülkelerin İsrail’den savunma teknolojisi almasının, Uluslararası Adalet Divanı’ndaki süreç devam ederken siyasi ve hukuki açıdan tartışmalı olduğu ileri sürüldü. Diğer ülkelerin de hava savunma sistemleri ürettiği hatırlatılarak NATO üyelerinin bu tür anlaşmaları yeniden değerlendirmesi gerektiği savunuldu.
Yunanistan’a ekonomik dönüş tartışması
Değerlendirmede, 3,1 milyar avroluk yatırımın yalnızca yüzde 25’inin Yunan şirketlerinin üretime katılımı yoluyla Yunanistan ekonomisine döneceği belirtildi. Bu nedenle anlaşmanın Yunanistan açısından tam anlamıyla karşılıklı kazanç sağlayan bir model olmadığı öne sürüldü.
Yazıda, Yunanistan’ın tartışmalı tehdit algıları yerine ülke içinde istihdam yaratmaya yönelmesinin daha uygun olabileceği görüşü aktarıldı. Ayrıca geçen yıl 740 milyon dolar karşılığında 36 İsrail üretimi roket topçu sistemi alınmasına ilişkin anlaşmanın da yeni savunma ortaklığıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Metnin sonunda, İsrail’in Yunanistan’a teknoloji ihraç ederek Türkiye’ye yönelik kamuoyu algısını etkilemeye çalışıyor olabileceği iddia edildi. Bu değerlendirme herhangi bir bağımsız doğrulama veya resmi açıklamayla desteklenmedi.