İşgal altındaki Kudüs'te Mescid-i Aksa'nın avlusuna giren 179 İsrailli yerleşimci, caminin doğu bölümünde hahamların eşliğinde dua ederek dini ritüeller gerçekleştirdi.
Vadi el-Hulva Bilgi Merkezi, yerleşimcilerden bazılarının Yahudi dua kitapları olarak bilinen sidurları, bazılarının da ibadet sırasında kullanılan kumaş örtüleri taşıdığını bildirdi.
Mescid-i Aksa'da fiili durum kaygısı
Merkez, dini kitapların Mescid-i Aksa'ya sokulmasını, yerleşimcilerin tepkileri ölçmek için yapılan bir "ilk deneyim" şeklinde değerlendirdi. Bu uygulamanın, dini kitapların camiye tamamen sokulmasına zemin hazırlayabileceği ve içeride yeni bir fiili durum oluşturmayı hedeflediği belirtildi.
Vadi el-Hulva Bilgi Merkezi, geçen temmuz ayında sözde Tapınak'ın yıkılışının anılması sırasında da dini kitapların Mescid-i Aksa'ya açık biçimde sokulduğunu aktardı. Merkez, bu adımın bazı aşırılık yanlısı Yahudi grupların yaklaşan bayram dönemi hazırlıklarıyla aynı zamana denk geldiğini belirtti.
Dini araçlar ve toplu dualar
Yerleşimcilerin dini kitaplar ile ritüellerde kullanılan araçları Mescid-i Aksa'ya sokmayı ve toplu dualar gerçekleştirmeyi sürdürdüğü bildirildi. Eylemlerin İsrail polisinin koruması ve refakati altında yapıldığı kaydedildi.
İsrail makamları, 2003'ten beri cuma ve cumartesi günleri dışında yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya neredeyse her gün girmesine izin veriyor. Vadi el-Hulva Bilgi Merkezine göre, yıllar içinde giriş yapan yerleşimcilerin sayısı artarken Filistin, Arap ve uluslararası çevrelerin Mescid-i Aksa'daki mevcut statükonun korunması yönündeki çağrıları karşılık bulmadı.
Kudüs İslami Vakıflar Dairesi'nin talebi
Kudüs İslami Vakıflar Dairesi, Mescid-i Aksa'ya yönelik girişlerin durdurulmasını istiyor. Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Kutsal Mekanlar Bakanlığına bağlı olan daire, Mescid-i Aksa ile Doğu Kudüs vakıflarının resmi denetimini yürütüyor.
Ürdün, İsrail ile 1994'te imzalanan barış anlaşması uyarınca Kudüs'teki dini işlerin denetimi hakkını elinde bulunduruyor. Ürdün Kralı 2. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından 2013'te imzalanan anlaşma da Ürdün'ün Kudüs üzerindeki vesayet hakkı ile kutsal mekanları savunma sorumluluğunu teyit etti.