Mısır Sulama ve Su Kaynakları Bakanı Hani Sewilam, Etiyopya’nın Mavi Nil üzerinde inşa ettiği Büyük Etiyopya Rönesans Barajı’nı (Nahda Barajı) gayrimeşru gördüklerini söyledi. Sewilam, Kahire’nin su güvenliğini korumak için gerekli gördüğü her türlü önlemi alma hakkını saklı tuttuğunu açıkladı.
Açıklama, Mısır’daki Devlet Enformasyon Servisinin Kahire’de yabancı medya temsilcileri için düzenlediği bilgilendirme toplantısında yapıldı.
Kahire hukuken bağlayıcı anlaşma istiyor
Addis Ababa’nın 2011’de Mavi Nil üzerinde yapımına başladığı baraj, Mısır ile Etiyopya arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Mısır, barajın doldurulması ve işletilmesiyle birlikte kuraklık ve taşkın dönemlerinde uygulanacak kuralları belirleyen hukuken bağlayıcı bir anlaşma yapılmasını talep ediyor.
Sewilam, barajın tamamlanmasının ve aradan zaman geçmesinin Mısır’ın mevcut durumu kabul ettiği ya da haklarından vazgeçtiği anlamına gelmediğini belirtti. Mısır, Etiyopya ve Sudan’ın 2015’te imzaladığı İlkeler Bildirgesi’nin iş birliği, barajın ilk dolumu ve yıllık işletilmesi, koordinasyon ve veri paylaşımı alanlarında yükümlülükler içeren bir yol haritası olduğunu söyledi.
Mısırlı bakan, bildirgenin Etiyopya’ya baraj konusunda tek taraflı adım atma yetkisi vermediğini savundu. Bir anlaşma olmadan dolum ve işletmenin sürdürülmesini taahhütlerin ihlali olarak nitelendiren Sewilam, Mısır’ın uzlaşı sağlamak için Etiyopya’ya birden fazla fırsat sunduğunu ancak Addis Ababa’nın İlkeler Bildirgesi’ni ihlal ettiğini ileri sürdü.
Koordinasyonsuz işletme uyarısı
Sewilam’a göre barajın koordinasyonsuz işletilmesi, su akışında ani artışlara veya keskin düşüşlere neden olabilir ve bu durum Mısır ile Sudan’daki barajları etkileyebilir. Mısır’ın temel kaygısının Etiyopya’nın elektrik üretimi için barajı kullanması olmadığını belirten Sewilam, asıl meselenin suyun ne zaman ve ne miktarda bırakılacağı ile bu süreci düzenleyecek kurallar olduğunu söyledi.
Sewilam, uzun süreli kuraklık veya tekrarlanan taşkın dönemlerinde uygulanacak prosedürlerin hukuken bağlayıcı bir anlaşmayla belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Etiyopya’nın, Mısır’ın Nil sularından aslan payını aldığı yönündeki değerlendirmesini reddetti.
Mısır ve Etiyopya’nın su verileri
Mısır’ın yıllık 55,5 milyar metreküplük su tahsisinin, Nil Havzası’na düşen yaklaşık 2 trilyon metreküp yağışın yüzde 2,7’sine karşılık geldiğini belirten Sewilam, Etiyopya’da 2023’te 1 trilyon metreküpten fazla yağış görüldüğünü söyledi. Bu yağışın yaklaşık 467 milyar metreküpünün Etiyopya’nın Nil Havzası bölümünde gerçekleştiğini aktardı.
Etiyopya’nın yıllık yenilenebilir su kaynaklarının yaklaşık 122 milyar metreküp olduğunu kaydeden Sewilam, ülkedeki yer altı suyu beslenmesine ilişkin tahminlerin yıllık 51 milyar ila 81 milyar metreküp arasında değiştiğini bildirdi. Bu kaynakların yağışla bağlantılı olduğunu, Mısır’ın derin yer altı suyu rezervlerinin ise yenilenebilir olmadığını söyledi.
Sewilam, Etiyopya’da 18 milyon hektardan fazla tarım arazisi bulunduğunu, Mısır’daki tarım alanının ise yaklaşık 4,03 milyon hektar olduğunu belirtti. Etiyopya’daki yağmurla beslenen tarımın yılda yaklaşık 148 milyar metreküp yeşil su kullandığını, nehirler ve yer altı sularından sağlanan yaklaşık 9,68 milyar metreküp mavi suyun da bu miktara eklendiğini ifade etti.
Yeşil suyu yağıştan, mavi suyu ise nehir ve yer altı suyu kaynaklarından elde edilen su olarak tanımlayan Sewilam, Etiyopya’nın toplam tarımsal su kullanımının yaklaşık 158 milyar metreküpe ulaştığını söyledi. Hayvancılık sektörünün su ayak izinin yaklaşık 85,5 milyar metreküp olduğunu ve bunun büyük bölümünü yeşil suyun oluşturduğunu kaydetti.
Üç ülke arasındaki müzakereler
Sewilam, yağmur suyunun toplanması, yer altı sularının kullanılması ve tarımda su verimliliğinin artırılması konularında daha fazla iş birliği çağrısında bulundu. Etiyopya’nın güneş ve rüzgâr enerjisindeki potansiyelinin enerji kaynaklarını çeşitlendirebileceğini ve su üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söyledi.
Mısır ve Sudan, Nahda Barajı’nın doldurulması ve işletilmesiyle ilgili olarak üç ülkenin su hakları ile çıkarlarının zarar görmemesini güvence altına alacak hukuken bağlayıcı bir anlaşma istiyor. Etiyopya ise barajın işletilmesi için bağlayıcı bir anlaşmaya gerek olmadığını ve diğer ülkelerin çıkarlarına zarar verme niyeti taşımadığını savunuyor.
Mısır, Sudan ve Etiyopya arasındaki müzakereler 2020’de üç yıl süreyle askıya alındı. Görüşmeler 2023’te yeniden başladı ancak 2024’te tekrar durdu.