Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Gazze’de ateşkes sağlanması ve İsrail güçlerinin bölgeden tamamen çekilmesi çağrısı yaparken, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki uygulamaların Filistinlilerin ekonomik ve sosyal yaşamını zorlaştırdığını söyledi.
Abbas, Fetih Devrim Konseyi’nin ilk oturumunun açılışında yaptığı konuşmada Gazze için insani yardımların engelsiz ulaştırılmasını, toparlanma ve yeniden imar çalışmalarının başlatılmasını istedi. Filistin kurumlarının Gazze’deki sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirten Abbas, Trump’ın Gazze planının ikinci aşamasının derhal ve eksiksiz uygulanması çağrısında bulundu.
Gazze’deki sıkıntıların, ABD Başkanı Donald Trump’ın planı ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararına verilen desteğe ve planın ikinci aşamasının uygulanmasına ilişkin mutabakatlara rağmen sürdüğünü ifade eden Abbas, kararın üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine karşın kalıcı ateşkes, toparlanma ve yeniden imar konusunda gerekli ilerlemenin sağlanamadığını savundu.
İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü ve Gazze’deki işgalini derinleştirdiğini söyleyen Abbas, insani yardımların bölgeye güçlükle ulaştığını belirtti. Uluslararası çabaları desteklediklerini kaydeden Abbas, Filistin topraklarının bütünlüğüne veya Filistin Devleti’nin egemen kurumlarına zarar verilmesini kabul etmeyeceklerini ifade etti.
Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki uygulamalar
Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yerleşimlerin genişletilmesi, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları, toprak ve meralara el konulması, evlerin yıkılması ve şehirlerle köylerin bağlantısını kesen askeri kontrol noktalarının kurulmasıyla karşı karşıya olduklarını belirten Abbas, İsrail’in 6 milyar dolardan fazla Filistin parasını alıkoyduğunu söyledi.
Abbas, bu uygulamaların Filistin halkının hayatta kalma ve direnme kapasitesini zayıflatmayı ve halkı göçe zorlamayı amaçlayan politikanın parçası olduğunu savundu. Koşullar ağırlaşsa da Filistinlilerin haklarından vazgeçmeyeceğini ve topraklarını terk etmeyeceğini ifade etti.
Filistin yönetiminin alıkonulan paraların serbest bırakılması, yerleşim faaliyetleri ile tek taraflı uygulamaların durdurulması ve iki devletli çözümün korunması için temaslarını sürdürdüğünü belirten Abbas, somut adımlar atılması çağrısı yaptı.
E1 projesine itiraz
Doğu Kudüs’ün doğusunda hayata geçirilmesi planlanan E1 yerleşim projesine de değinen Abbas, projenin Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyini birbirinden ayıracağını ve Doğu Kudüs’ü Filistin çevresinden izole edeceğini söyledi.
Abbas, projenin bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulması ihtimalini zayıflatacağını belirtti. Projenin İsrail’in Maale Adumim yerleşimini Kudüs’e bağlamayı ve Filistinlilere ait topraklara el konularak yaklaşık 3 bin 400 yeni konut inşa edilmesini öngördüğünü ifade etti.
Reform ve seçim planı
Filistin yönetiminin ulusal reform programını sürdüreceğini açıklayan Abbas, reformların dış baskıların sonucu değil, ulusal bir tercih olduğunu söyledi. Fetih içindeki seçimlerin yanı sıra yerel yönetimler ile bazı birlik ve sendikalarda seçimler yapıldığını belirtti.
Abbas, yasama seçimlerinin 28 Kasım’da yapılmasının planlandığını açıkladı. Filistin Kurtuluş Örgütünün parlamentosu niteliğindeki Filistin Ulusal Konseyi seçimleri için ilgili komitelerin çalışmaya başladığını da söyledi.
İki devletli çözümün hayata geçirilmesi için uluslararası koalisyonla çalışmayı sürdüreceklerini belirten Abbas, Filistin Devleti’nin ulaşılması imkansız bir hedef değil, sabit bir hak olduğunu ifade etti.