ABD ve Suudi Arabistan ortaklığındaki Mira Oil şirketi, İran savaşının Hürmüz Boğazı'ndaki enerji akışına verdiği zararı aşmak için Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinde üç olası saha belirledi. 5 milyar dolarlık yatırımla Hürmüz dışında kurulacak entegre rafineri, bölgedeki enerji ihracatı için kritik bir alternatif olacak.
Üç yıllık saha değerlendirmesi ve iki yıllık görüşmelerin ardından kısa listeyi tamamlayan ortaklık, ev sahibi ülkeyi 2026 sonundan önce açıklayacak. Aday lokasyonlar şimdilik gizli tutuluyor.
Mira Oil ortaklığında Teksas merkezli MWG Enterprises, Patel aile ofisi ve Suudi Abdul Hadi Abdullah el-Kahtani & Oğulları sanayi grubuna bağlı PWS yer alıyor.
Rafineri kapasitesi ve ürün hedefleri
Planlanan tesis günde 200 bin varil ham petrol işleyecek. Derin su limanı, büyük depolama tankları ve deniz terminalleri ile entegre çalışacak rafineri, ağırlıklı olarak düşük kükürtlü dizel ve jet yakıtı gibi yüksek standartlı orta distilatlar üretecek.
Ürünlerin başta ABD, Atlantik ve Körfez pazarları olmak üzere ithalata bağımlı uluslararası piyasalara satılması planlanıyor. Nihai dağılım, mühendislik çalışmaları ve satın alma anlaşmalarıyla netleşecek.
Hürmüz Boğazı'na alternatif arayışı
Rafinerinin Hürmüz dışında inşa edilmesi, İran savaşının tetiklediği tedarik risklerine karşı stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi'nin (EIA) verilerine göre, Mart 2026'da boğazın fiilen kapanması Körfez ülkelerinin enerji ürünlerinin büyük bölümünün sevkiyatını durdurdu.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin ham petrol ve kondensat üretimi 2026 başında günlük 4 milyon varil iken, Mart-Mayıs döneminde ortalama 2,4 milyon varile geriledi. BAE, Hürmüz'e alternatif olarak Abu Dabi Ham Petrol Boru Hattı ile günlük 1,8 milyon varil Murban ham petrolünü Füceyre Limanı'na ulaştırıyor. 2027'de devreye girecek ikinci hatla bu kapasite 1,5 milyon varil daha artacak. Ancak diğer Körfez ülkeleri için doğrudan alternatif bir güzergah bulunmuyor.
Proje takvimi ve finansman kaynakları
Ön fizibilite çalışması ileri aşamaya ulaşan projede, ev sahibi ülkenin belirlenmesinin ardından nihai saha incelemesi ve mühendislik tasarımına geçilecek. İlk fazın mekanik tamamlanması 2029 sonu, test ve ticari işletmeye alma ise hemen sonrası hedefleniyor.
Proje, saha seçimi, çevresel incelemeler, hükümet onayları, finansman düzenlemeleri ve nihai yatırım kararı gibi koşullara bağlı. İlk fazın finansmanı ortakların katkısı, egemen varlık fonları, kurumsal yatırımcılar, uluslararası proje finansmanı, ihracat kredileri ve şeriat uyumlu araçlarla desteklenecek.
Ortaklık, KİK içinden ve dışından ham petrol tedarikçileriyle görüşmelerini sürdürüyor. Nihai anlaşmaların ev sahibi ülkeyle eş zamanlı netleştirilmesi bekleniyor.
Tesis 1200 ila 1500 dönüm sanayi arazisi üzerinde yükselecek. Enerji verimli rafinaj teknolojileri ve gelişmiş emisyon kontrol sistemleri kullanılacak. İleride sürdürülebilir havacılık yakıtı ve karbon yönetimi kapasitesi eklenmesi de değerlendiriliyor.
İnşaat ve işletme zirvesinde 3 bin doğrudan, yaklaşık 15 bin dolaylı istihdam öngörülüyor; ancak bu rakamlar nihai tasarıma ve lokasyona göre değişebilir.