Batı Şeria'daki arkeolojik alanlar üzerinden yürütülen uygulamalar, Filistinlilere ait arazilerin kontrolü ve yerleşim politikalarıyla bağlantısı bakımından tartışılıyor. Financial Times, İsrail yönetiminin arkeolojiyi toprak kamulaştırmada bir araç olarak kullandığını ve bu uygulamaların Filistinlilere ait arazilere el konulmasını kolaylaştırdığını yazdı.
Yetki alanı Filistin yönetiminin kontrolündeki bölgelere uzandı
Haberde, İsrail yönetiminin Şubat 2026'da Eski Eserler Sorumlusu'nun yetkilerini, kısmen Filistin yönetiminin kontrolündeki bölgelerde bulunan arkeolojik alanları da kapsayacak biçimde genişleten kararlar aldığı belirtildi. Bu alanların kamulaştırıldığı ve uygulamalardan bölge halkının etkilendiği aktarıldı.
Sebastia Antik Kenti yakınında yaşayan Zaid Azhari, köy çevresinde yaklaşık 200 hektara el konulduğunu söyledi. Azhari, bu arazilerde ailesinin nesiller boyunca geçimini sağladığı zeytin ağaçlarının bulunduğunu belirtti.
Azhari, kaybın yalnızca maddi gelirle sınırlı kalmadığını, toprağa aidiyet duygusunun da ellerinden alındığını söyledi.
İsrailli kuruluş arkeoloji politikasını eleştirdi
Arkeoloji alanında faaliyet gösteren İsrailli sivil toplum kuruluşu Emek Shaveh'in yöneticisi Alon Arad, kamulaştırma kararının hukuki, mesleki ve etik açıdan gerekçelendirilemeyeceğini savundu.
Arad, miras ve arkeolojinin arkeolojiyle ilgisi bulunmayan bir ilhak programına dönüştürüldüğünü söyledi. Yönetimin yalnızca Siyonist veya Yahudi mekanlarına odaklanmasının, bölgenin yalnızca Yahudilere ait olduğu izlenimi yaratabileceğini ve diğer tarihsel gerçekleri görünmez kılabileceğini değerlendirdi.
İsrail insan hakları kuruluşu Peace Now'ın başkanlarından Yonatan Mizrachi, kamulaştırma uygulamalarının yeni olmadığını ancak Binyamin Netanyahu'nun başbakanlığı döneminde arttığını belirtti. Haberde görüşlerine yer verilen uzmanlar da arkeolojinin bu hükümet döneminde Batı Şeria'nın ilhakında baskın bir araca dönüştüğünü söyledi.
Sebastia topraklarının yüzde 55'i risk altında
Sebastia Belediye Başkanı Muhammed Azem, daha önce el konulan alanlarla birlikte son kamulaştırma kararının kasaba topraklarının yüzde 55'ini kapsadığını söyledi. El konulması planlanan arazilerin yaklaşık 560 ailenin mülkiyetinde bulunduğu belirtildi.
Kasabanın uzun süredir başlıca gelir kaynaklarından biri olan 6 binden fazla zeytin ağacının bu arazilerde bulunduğu aktarıldı. Azem, İsrail'in Batı Şeria'yı parçalara ayırmak istediğini savundu ve Sebastia'nın Nablus, Cenin ve Tulkarem arasındaki konumu nedeniyle önem taşıdığını söyledi.