Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Lübnan'ın İsrail ile ABD arabuluculuğunda imzaladığı çerçeve anlaşmasını şiddetle eleştirdi. Kasım, yaptığı video konuşmada bu anlaşmanın 'tamamen İsrail'in lehine' olduğunu ve Lübnan'ın bir parçasını İsrail'e satmak anlamına geldiğini savundu.
Kasım, anlaşmanın 'gayrimeşru, anayasaya aykırı, ulusal mutabakata ve hukuka aykırı' olduğunu iddia etti. Anlaşma metninde 'çekilme' kelimesinin bile geçmediğini, bunun yerine 'yeniden konuşlanma' ifadesinin kullanıldığını öne sürerek, bunun İsrail'in işgalini meşrulaştırmaya çalıştığını belirtti.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a seslenen Kasım, 'Size bir çözüm gösteriyorum: Sizinle müzakereyi kabul ediyoruz, ancak dolaylı olması şartıyla' dedi. Çözümün dayatılamayacağını, birlikte tartışılması gerektiğini vurgulayan Kasım, önceliklerinin egemenliği yeniden tesis etmek ve İsrail'i topraklardan çıkarmak olduğunu söyledi.
Kasım, İsrail'in çekilmesi karşılığında Lübnan ordusunun Litani Nehri'nin güneyine konuşlanması dışında bir çözüm olmadığını yineledi. Ayrıca, ateşkesin sağlanmasında 'direniş halkının kararlılığının birinci temel, İran'ın desteğinin ise ikinci temel ve gerçek bir güç' olduğunu belirtti.
Hizbullah lideri, ABD'nin Lübnan üzerindeki vesayetinin kaldırılması gerektiğini de ekleyerek, Washington'ın 'İsrail düşmanına hizmet eden talepleriyle Lübnan'ı yıprattığını' öne sürdü.
Bu açıklamalar, taraflar arasında 26 Haziran'da imzalanan çerçeve anlaşmasına ve İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın gelecek hafta Roma'da yeni bir müzakere turu yapılacağını duyurmasına rağmen geliyor. Öte yandan Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında 2 Mart 2026'dan bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 321'e, yaralı sayısının ise 12 bin 203'e yükseldiğini açıkladı.
Anlaşma, İsrail'in çekilmesini Lübnan ordusunun bölgede tam güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi ve başta Hizbullah olmak üzere silahlı grupların silahsızlandırılması şartına bağlıyor. Lübnanlı yetkililer anlaşmayı 'devletin tüm toprakları üzerinde egemenliğini yeniden tesis etme yolunda ilk adım' olarak değerlendirirken, Hizbullah anlaşmayı 'yok hükmünde' ve 'aşağılayıcı' buluyor.