İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Amir Saeid Iravani, BM Güvenlik Konseyi'nde Batılı ülkelerin talebiyle düzenlenen bir toplantının ardından açıklamalarda bulundu. İranlı diplomat, bu toplantının yasal bir dayanağı olmadığını savundu.
Iravani, 2231 sayılı BMGK kararının 18 Ekim 2025 tarihinde sona erdiğini ve o tarihten itibaren tüm yasal gücünü kaybettiğini öne sürdü. Büyükelçi, Genel Sekreter'in rapor sunması veya Sekreterliğin Konsey'i bilgilendirmesi için artık yasal bir temel bulunmadığını iddia etti.
E3 ülkelerine yanıt
Fransa, Almanya ve İngiltere'den oluşan E3 grubunun snapback mekanizmasını işletme girişimlerine de yanıt veren Iravani, bu ülkelerin yasal dayanağı olmadığını savundu. İranlı Büyükelçi, E3 ülkelerinin Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) ve 2231 sayılı karar kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmediğini, ayrıca İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimindeki nükleer tesislerine yönelik askeri saldırıları desteklediklerini ileri sürdü.
"Yükümlülüklerini maddi olarak ihlal eden bir taraf, aynı yasal belgeden doğan hakları ileri süremez" diyen Iravani, Eylül 2025'te BMGK'da mutabakat sağlanamadığını ve bu durumun E3'ün iddialarını geçerli kılmadığını vurguladı.
ABD ve İsrail'e yönelik suçlamalar
Büyükelçi Iravani, mevcut durumun temel nedeninin ABD'nin 2018'de KOEP'ten yasadışı şekilde çekilmesi olduğunu belirtti. ABD ve İsrail'in Haziran 2025 ve 28 Şubat 2026'da UAEA denetimindeki nükleer tesislere saldırı düzenlediğini öne süren Iravani, bu saldırıların BM Şartı'nın 2(4). Maddesini ihlal ettiğini savundu.
Iravani, ABD Başkanı'nın bu saldırıların sorumluluğunu alenen üstlendiğini iddia etti. Fransa, İngiltere ve Bahreyn temsilcilerinin bölgedeki duruma ilişkin suçlamalarını reddeden İranlı diplomat, bu ülkeleri çifte standart uygulamakla eleştirdi.
Basra Körfezi'nde ABD saldırısı iddiası
İran'ın BM Temsilcisi, ABD'nin 7-8 Temmuz tarihlerinde İran'ın güney kentlerindeki tesislere ve Basra Körfezi'ndeki bazı İran adalarına yönelik geniş çaplı askeri saldırılar başlattığını öne sürdü. Iravani, bu saldırıların İslamabad Mutabakat Zaptı'nı ihlal ettiğini savundu.
İslamabad Mutabakat Zaptı uyarınca Hürmüz Boğazı'ndan deniz geçişinin sorumluluğunun münhasıran İran'a ait olduğunu vurgulayan Iravani, dış aktörlerin müdahale girişimlerinin mutabakatı ihlal edeceğini ve bölgesel gerilimi artıracağını ifade etti. İranlı Büyükelçi, ABD'nin mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal etmeye devam etmesi halinde İran'ın da kendi yükümlülükleriyle bağlı kalmayacağını belirtti.
Maria Nica / Editor