Suudi Arabistan ekonomisi, İran'daki savaşın ve Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasının yarattığı şokla 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 4,8 daraldı. Suudi Arabistan İstatistik Genel Otoritesi'nin verilerine göre, bu daralma krallığın 2020'deki Kovid-19 pandemisinden bu yana yaşadığı en büyük yıllık ekonomik küçülme oldu.
Daralmanın temel nedeni, petrol sektöründeki çöküştü. 1 Nisan - 30 Haziran döneminde petrol sektörü bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 24,7 oranında küçüldü. Hidrokarbon gelirleri hükümet gelirlerinin yaklaşık yüzde 55'ini oluşturduğu için bu düşüş tüm ekonomiyi aşağı çekti.
Petrol dışı faaliyetler yüzde 0,6, kamu faaliyetleri ise yüzde 0,9 oranında mütevazı bir büyüme gösterdi. Ancak petrol sektörü yıllık GSYİH büyümesinden 5,4 puan eksiltirken, petrol dışı sektör 0,4 puan, kamu faaliyetleri ve ürünler üzerindeki net vergiler ise 0,1'er puan katkı sağlayabildi.
Bu sonuç, Suudi Arabistan'ın ilk çeyrekte kaydettiği yüzde 3'lük büyümenin ardından geldi ve bölgesel çatışmanın ekonomi üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne serdi. Uluslararası Para Fonu (IMF) ise Salı günü yaptığı açıklamada, krallığın uzun vadeli planlama ve stratejik altyapı yatırımları sayesinde çatışmaya rağmen dirençli kaldığını belirtti. IMF, düşük kamu borcu, geniş mali rezervler ve kamu varlık fonu PIF'in rolüne dikkat çekerek Suudi Arabistan'ın çatışma sürerse ekonomiyi destekleyecek yeterli mali alana sahip olduğunu vurguladı.
Bölgenin en büyük petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan, 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail-İran savaşının ardından ham petrol ihracatının yüzde 70'ten fazlasını doğu kıyısındaki Hürmüz Boğazı yerine Kızıldeniz'deki Yanbu limanına yönlendirmek zorunda kaldı. İran, ABD ve İsrail saldırılarına Körfez ülkelerini hedef alarak ve Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere saldırarak karşılık verdi. Barış zamanında küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının yaklaşık beşte biri bu kritik su yolundan geçiyordu.
İhracat verileri, Yanbu limanının kullanılmasına rağmen Suudi Arabistan'ın savaş öncesi kadar petrol ihraç edemediğini gösteriyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve OPEC gibi kuruluşların verilerine göre, Şubat ayında günlük 7,28 milyon varil olan ham petrol ihracatı Mayıs ayında 3,43 milyon varile geriledi.
Alternatif ihracat rotasının güvenliği de kısa sürdü. İran destekli Yemen'deki Husiler, 20 Temmuz'da Kızıldeniz'in güney girişi Babülmendep Boğazı'nda Suudi petrol tankerlerine abluka uyguladı. Husiler 23 Temmuz'da iki Suudi tankerine saldırı düzenlediklerini iddia ederek Riyad'ı Kızıldeniz kıyısı ve Hürmüz Boğazı dışında alternatif ihracat yolları aramaya itti. Suudi Arabistan'ın Mısır'daki bir liman üzerinden ek ham petrol ihracatı yaptığı bildirilse de bu hacimler Hürmüz veya Kızıldeniz üzerinden taşınabilen miktarların çok altında kaldı.
Diplomatik cephede ise Suudi Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Çarşamba günü ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance ile bir araya geldi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, aynı gün Irak'taki İran yanlısı bir milis grubuna yönelik ortak hava saldırılarının, hafta başında Suudi Arabistan'a yönelik İran Devrim Muhafızları tarafından yönlendirilen 30'dan fazla insansız hava aracı saldırısına karşılık olarak düzenlendiğini açıkladı.