İşgalci İsrail ordusu, Kudüs'ün kuzeyindeki Kalandiya Mülteci Kampı ve Kafr Akab beldesini şafak vakti kuşatarak geniş çaplı bir askeri operasyon başlattı. Operasyon kapsamında çok sayıda Filistinli gözaltına alındı, evlere baskınlar düzenlendi ve bazı konutlar askeri kışlaya dönüştürüldü.
Kalandiya Kampı Halk Hizmetleri Komitesi üyesi Radi Yakub, operasyonun saat 02.00'de başladığını ve halen devam ettiğini belirtti. Yakub, İsrail askerlerinin evleri didik didik aradığını, gözaltılar gerçekleştirdiğini, çok sayıda evi askeri karakola çevirdiğini ve ev eşyalarını tahrip ettiğini aktardı. Yakub, "Şu ana kadar bütün evleri didik didik aradılar, istedikleri her şeyi yaptılar; kimse onlara karşı koymadı ya da onlarla konuşmadı" dedi.
İsrail ordusunun operasyonun "terör altyapısını" hedef aldığı yönündeki iddiasını ise Yakub, "Bu açıklamalar art niyetli ve tamamen asılsız; işgalin yaptıklarını meşrulaştırmak için bir bahaneden ibaret" sözleriyle reddetti.
İsrail ordusunun Filistin topraklarındaki faaliyetlerinin koordinatörü Yoram Halevi, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Kalandiya Kampı'nda "militanlar ve düşmanca altyapı ile silah bulundurma ve ticareti olgusunu" hedef alan bir operasyon başlatıldığını duyurdu. Halevi, kamp sakinlerine getirilen hareket kısıtlamalarının ve yaşamın aksamasının "terör faaliyetlerinin doğrudan sonucu" olduğunu öne sürerek, güvenlik güçlerinin talimatlarına uymaları çağrısında bulundu.
Kudüs Valiliği, operasyon sırasında çok sayıda Filistinlinin gözaltına alındığını ve iki kişinin yaralandığını bildirdi. Valilik, "İşgal güçleri Kalandiya Kampı içinde geniş bir gözaltı kampanyası yürütmeye devam ederken, bölgeye askeri takviyeler ulaştı" açıklamasını yaptı. İsrail güçlerinin kampa girmesiyle birlikte tüm mescitlerde ibadet yasaklandı ve sıkı güvenlik önlemleri uygulandı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da ordu ve yerleşimci saldırılarında ciddi artış yaşandı. Bu süreçte 1182'den fazla Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 13 bin kişi yaralandı ve 24 bine yakın kişi gözaltına alındı.
Saldırılar yalnızca can kaybıyla sınırlı kalmadı; evler ve tesisler yıkıldı, mescitler ateşe verildi, tarım arazileri buldozerlerle dümdüz edildi, çiftçilerin topraklarına erişimi engellendi, Filistinliler zorla yerlerinden edildi ve toprakları üzerinde yerleşim genişletildi. Filistinliler, İsrail'in bu saldırılarla Batı Şeria'yı resmen ilhak etmeye zemin hazırladığı ve böylece Birleşmiş Milletler kararlarında öngörülen bağımsız Filistin devletinin kurulması ihtimalini ortadan kaldırdığı uyarısında bulunuyor.
1948 yılında silahlı Siyonist çetelerin işgal ettiği Filistin toprakları üzerinde İsrail devleti kurulmuş, bu süreçte katliamlar yaşanmış ve en az 750 bin Filistinli yerinden edilmişti. Tel Aviv yönetimi daha sonra geri kalan toprakları da işgal ederek buralardan çekilmeyi reddediyor.