Ankara'da iki gün süren NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Zirve, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik süren savaşının gölgesinde, savunma bütçeleri ve Ukrayna'ya verilen destek gündemiyle gerçekleşti.
İran mutabakatı sona erdi
Zirvenin en çarpıcı açıklamalarından birini ABD Başkanı Donald Trump yaptı. Trump, Tahran'la varılan mutabakat zaptının (MoU) 'bittiğini' ilan ederek İran yönetimini 'hasta insanlar' olarak nitelendirdi. 'Onlar gaddar, şiddet yanlısı insanlar ve eğer nükleer silaha sahip olsalardı kullanırlardı' diyen Trump, 'Bana kalırsa bu iş bitti' ifadelerini kullandı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise ABD'nin İran'a düzenlediği hava saldırılarını 'kesinlikle gerekli' buldu ve İran'ın ateşkesi ihlal ettiğini öne sürdü.
NATO'nun sonuç bildirgesinde İran'a Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne saygı gösterme çağrısı yapıldı ve Tahran'ın nükleer silah edinmesine izin verilmeyeceği vurgulandı.
Ukrayna'ya büyük destek
Zirvede Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin yoğun görüşmeleri dikkat çekti. NATO, Kiev'e askeri teçhizat, yardım ve eğitim için 70 milyar avro (80 milyar dolar) taahhüt etti. Trump ayrıca, ABD'nin Ukrayna'ya Patriot füze sistemlerini üretme hakkı vereceğini açıkladı. Zelenski, görüşme sonrası minnettar olduğunu belirterek 'pozisyonlarımızı güçlendirebilecek ve barışı yakınlaştırabilecek bazı fikirler üzerine konuştuk' dedi.
Savunma harcamaları artırılacak
Trump'ın baskısı altında NATO liderleri, savunma harcamalarını yükseltme ve askeri-endüstriyel kapasiteleri geliştirme konusunda anlaştı. Bildirgede, '50 milyar doları aşan yeni tedarikler' taahhüdü yer aldı. NATO verilerine göre, 32 üyeden yalnızca beşinin 2026'da gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 3,5'ini temel savunmaya ayırma hedefini tutturması öngörülüyor.
Bölgesel gerilimler ve müttefik eleştirileri
Trump zirve boyunca, İran savaşına yeterince destek vermediğini düşündüğü müttefiklerini eleştirdi. İspanya'yı 'boşa geçen bir dava' olarak nitelendiren Trump, ticari ilişkileri kesme talimatı verdiğini açıkladı. Grönland konusunda da gerilim yeniden alevlendi. Trump, Grönland'ın ABD için 'çok önemli' olduğunu iddia ederken, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen bölgenin satılık olmadığını yineledi.