Irak makamları, bölgedeki gerginlik ortamında ABD askeri hareketliliğine dair yayılan iddiaları resmen yalanladı. Irak Güvenlik Medya Hücresi Başkanı Korgeneral Saad Maan, pazar günü yaptığı açıklamada, Ayn el-Esed Hava Üssü'ne ABD uçaklarının indiği yönündeki haberlerin tamamen asılsız olduğunu duyurdu.
Maan, sosyal medyada ve bazı medya kuruluşlarında dolaşan bu iddiaların hiçbir resmi bilgiye dayanmadığını vurguladı. Irak devlet haber ajansı INA aracılığıyla yayımlanan açıklamada, gazeteciler, medya kuruluşları ve sosyal medya kullanıcılarına doğruluk çağrısı yapıldı. Maan, yalnızca resmi kaynaklara itibar edilmesi ve doğrulanmamış haberlerin yayılmasının önlenmesi gerektiği konusunda uyardı.
Bu yalanlama, ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmalar nedeniyle bölgesel güvenlik gerilimlerinin yüksek olduğu bir dönemde geldi. Özellikle tırmanış dönemlerinde, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ev sahipliği yapan üslerdeki askeri faaliyetlere dair spekülasyonlar sıkça ortaya çıkıyor ve Irak yetkilileri bu tür dedikoduları sık sık reddetmek zorunda kalıyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump aynı gün yaptığı açıklamada, Tahran'la hızlı bir anlaşma sağlanması halinde İran'a yönelik yeni askeri saldırıları erteleme kararı aldıklarını söyledi. Trump, ABD'nin harekete geçmeye hazır olduğunu ancak Körfez ülkeleri dahil bölgesel ortakların çağrıları üzerine saldırıları askıya aldıklarını ifade etti. Olası bir anlaşmanın, Hürmüz Boğazı'nın derhal yeniden açılmasını ve İran'ın nükleer tehdidinin sona erdirilmesini içermesi gerektiğini vurguladı.
28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarıyla başlayan çatışma, küresel enerji piyasalarını ve deniz güvenliğini etkileyerek geniş çaplı bir bölgesel savaş korkusunu beraberinde getirdi. Daha önce varılan ateşkes, müzakerelerin başarısız olmasıyla çökerken, çatışmalar yeniden alevlenmişti. Trump'ın diplomasiye alan açma kararı öncesinde, ABD-İsrail'in İran enerji altyapısına saldırabileceğine dair raporlar da gündeme gelmişti.
Bölgedeki gerilim, deniz ticaretini de derinden etkiliyor. Hürmüz Boğazı ve Bab'ül Mendeb'de ticari gemiler kesintiye uğramaya devam ederken, çatışmanın ekonomik ve güvenlik sonuçları belirginleşiyor.