İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrail askerlerinin bir ambulansı durdurması, içindeki hamile kadının bebeğini kaybetmesiyle sonuçlandı. Nablus'un güneyindeki Avarta askeri kontrol noktasında yaşanan olay, İsrail'in bölgedeki insani krizleri derinleştiren uygulamalarına bir yenisini ekledi.
Ambulans durduruldu, bebek kurtarılamadı
Filistinli sağlık görevlisi Beşşar Karyuti, Karyut köyünden hastaneye götürülmeye çalışılan hamile kadının şiddetli kanaması olduğunu belirtti. İsrail askerlerinin ambulansı durdurarak motoru kapatmaya zorladığını söyleyen Karyuti, "Askerlere defalarca araçta ölüm kalım mücadelesi veren ve kanaması bulunan bir kadının olduğunu söyledim. Ancak asker bizi tehdit etti ve ambulansı tamamen durdurmak zorunda kaldık." dedi.
Sağlık ekibi, ambulanstaki tıbbi cihazların çalışır durumda kalması gerektiğini iletti ancak büyük güçlüklerle hastaneye ulaşabildi. Bebek kurtarılamazken, anne hayatta kaldı.
Kamyon kundaklandı, ev yıkıldı
Yerel kaynaklara göre, Nablus'un güneyindeki Beyta beldesindeki sanayi bölgesine saldıran İsrailliler, park halindeki bir kamyonu ateşe verdi. Bölge sakinlerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alındı ancak kamyonda hasar meydana geldi.
Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre ise İsrail ordusu, Cenin'in güneybatısındaki Arraba İstasyonu bölgesine baskın düzenledi. Üç buldozer ve çok sayıda askerle bölgeyi kuşatan İsrail güçleri, Filistinli Cihad Musa'ya ait üç katlı evi yıktı. İsrail makamları daha önce "ruhsatsız inşa edildiği" gerekçesiyle yıkım kararı almıştı. Ev sahibi Musa, kararı durdurmak için hukuki yollara başvurdu ancak sonuç alamadı.
Yıkım politikası sürüyor
İsrail güçleri son günlerde Arraba İstasyonu çevresindeki bazı baraka, ticari ve zirai tesisleri de yıktı. Stratejik öneme sahip bölgede, Filistinlilere ait arazilerin iş makineleriyle tahrip edilmesi ve mülklerin hedef alınması dikkat çekiyor. Bölge sakinleri, bu uygulamaların yalnızca yıkım kararlarının uygulanmasıyla sınırlı olmadığını, İsrail'in bölgedeki kontrolünü artırmayı amaçlayan bir politikanın parçası olduğunu söylüyor.
1967'de İsrail'in işgal ettiği ve daha önce Ürdün ordusunun kontrolündeki askeri kampın bulunduğu bölgede, İsrail'in son dönemdeki eylemleri kalıcı askeri varlığın yeniden tesis edildiği veya yasa dışı yerleşim projelerine hizmet edecek şekilde kontrolün genişletildiği endişelerini artırıyor.
İsrail ordusunun Gazze'ye saldırılarını başlattığı Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor. Son günlerde yıkım, kuşatma, ev ve mülklere yönelik saldırılar ile kundaklama olaylarında büyük artış görülüyor.