İsrailli milletvekili Ofer Kasif, 27 Ekim'de yapılması planlanan seçimlerde Netanyahu hükümetini değiştirmeyi amaçladıklarını açıkladı. Kasif, Gazze ve Batı Şeria'daki politikaların sona erdirilmesi çağrısı yaparken, seçimlerin dürüst biçimde gerçekleşmesi durumunda Ortak Liste'nin önemli bir başarı elde edebileceğini savundu.
Gazze ve Batı Şeria için çağrı
Kasif, dünyanın Gazze, Batı Şeria ve bölgedeki gelişmelere daha fazla odaklanması gerektiğini söyledi. Gazze'deki saldırıların bitirilmesini, Batı Şeria'da Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik uygulamaların durdurulmasını ve İsrail hükümetinin politikalarının değiştirilmesini istedi.
Batı Şeria'da Filistinlilerin zeytin hasadı için tarlalarına giderken yerleşimciler ve askerlerin saldırılarına maruz kaldığını öne süren Kasif, bu uygulamaların derhal sona erdirilmesi gerektiğini belirtti. Kasif, uluslararası topluma Gazze ve Batı Şeria'daki gelişmelere karşı harekete geçme çağrısında bulundu.
Yeni çatışma ve seçimlerin ertelenmesi iddiası
Kasif, hükümetin seçimleri ertelemek veya iptal etmek için elinden geleni yaptığını öne sürdü. Netanyahu'nun seçim öncesinde dış saldırı ihtimalleri hakkında açıklamalar yaptığını belirten Kasif, muhalefetin bu söylemleri seçim propagandası olarak değerlendirdiğini söyledi.
İsrailli milletvekili, hükümetin Batı Şeria, Lübnan, Suriye, Irak veya İran'da çıkabilecek yeni bir çatışmayı seçimleri ertelemek ya da seçim başarısı elde etmek için gerekçe olarak kullanabileceğini iddia etti. Kasif, böyle bir gelişmenin engellenmesi gerektiğini ifade etti.

Ortak Liste ve yargı tartışması
Kasif, Yüksek Mahkemenin Ortak Liste'nin seçimlere katılmasını engelleyen Merkez Seçim Komitesi kararını kaldırmasını, bir ayrıcalık değil seçilme ve oy kullanma hakkının gereği olarak nitelendirdi.
Ulusal Demokratik Birlik Başkanı Sami Ebu Şehade'nin seçimlere katılmasının engellenmesini de kesin biçimde reddeden Kasif, Ebu Şehade'nin silahlı mücadeleyi desteklemek ve devletin kimliğini reddetmekle suçlandığını belirtti. Kasif, bu kararın hukuki bir dayanağı olmadığını savundu.
Yüksek Mahkemenin hükümet baskısından etkilendiğini öne süren Kasif, bazı yargıçların siyasi yelpazenin faşist kanadına yakın olduğunu iddia etti. Merkez Seçim Komitesi daha önce Ortak Liste ile Birleşik Arap Listesi'nin adaylıklarını iptal etmiş, Yüksek Mahkeme ise söz konusu kararı kaldırmıştı.
Filistinli seçmenlerin belirleyici rolü
Kasif, adaylıkların engellenmesine yönelik girişimlerin kamuoyunu harekete geçirdiğini ve İsrail'deki Filistinli vatandaşlarla demokratik Yahudilerin bu seçimde daha yüksek katılım göstereceğine inandığını söyledi.

İsrail'deki Filistinli milletvekillerinin 120 sandalyeli Mecliste 12 ila 14 sandalye kazanmasının beklendiğini belirten Kasif, Filistinli seçmenlerin yüksek katılımının küçük sağ partilerin kazanma ihtimalini azaltabileceğini ifade etti. Kasif, bunun Netanyahu'nun hükümet kurma şansını da etkileyebileceğini dile getirdi.
Kasif, İsrail yönetimi altındaki nüfusun yaklaşık yarısının, Batı Şeria'da yaşayan Filistinlilere atıfla, oy kullanma veya aday olma hakkına sahip olmadığını savundu.
Genç seçmenler ve hükümet desteği
Genç İsraillilerin önemli bir bölümünün aşırı sağ partilere, özellikle Itamar Ben-Gvir'in liderliğindeki Yahudi Gücü Partisi'ne oy verdiğini söyleyen Kasif, bu eğilimi Filistinlilere, sol kesime ve hükümetin savaş yanlısı yaklaşımına karşı çıkanlara yönelik sürekli kışkırtmayla ilişkilendirdi.
Filistinliler ve Yahudiler arasında kan dökülmesinin, kışkırtmanın ve ırkçılığın sona ermesi gerektiğini düşünen çok sayıda kişi bulunduğunu belirten Kasif, değişim sağlamak için mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
Anketlerde Yahudi muhalefet blokunun Netanyahu'nun ittifakının önünde olduğu, ancak hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşamadığı aktarıldı. Muhalefetin hükümet kurabilmek için Filistinli partilerin desteğine ihtiyaç duyabileceği, buna rağmen muhalefet liderlerinin önemli bölümünün bu desteği istemediği belirtildi.
Kasif, Ortak Liste'nin Gadi Eisenkot liderliğinde kurulacak bir hükümete ancak mevcut hükümetin politikalarının tekrarlanmayacağı durumda destek verebileceğini söyledi. Batı Şeria'nın C bölgesinin İsrail'e katılması ve A ile B bölgelerinin Ürdün'e bırakılması yönündeki bir plan uygulanırsa böyle bir hükümete destek vermeyeceklerini ifade etti.